YENİDEN YAZILMIŞ BAŞLIK: Canlı Canlı Tadında Bir Maç: Hak Edilen Sonuç Ne Olmalıydı? Dakika 60 olmuştu ve tam da osırada bu satırları yazmaya başladım. Sosyal medyada ve maç sonü analiz programlarında kıpkırmızı bir tartışma alevlenmişti bile.

Evet, ogecenin ana konusu bu: Kırmızı kart olmalı mıydı, olmamalı mıydı?Sarı-kırmızı ekibin ilk yarıda Osimhen'in fileleri havalandırmasıyla bulduğu gol, Barış Alper'in penaltı beklediği pozisyondan çok daha önceydi. Fakat bu olaydan önce atlanan birçok sarı kart vardı ki, bu sayıları toplamaya kalksak, başımıza iş açarız.

Hakem Ozan Ergün'ün maç yönetim anlayışını neye dayandırdığını anlamakta güçlük çektim doğrusu. Hatta, İngiliz hakemlerin tolerans seviyesinin bile bu kadar yüksek olduğunu sanmam. Beşiktaş, rağmen 10 kişiyle oynarken oyunu ele alıp sahadaki hakimiyetini kurabilmiş değil.

Aynı şekilde, Galatasaray da 11'e 10 üstünlükte olmasına rağmen yorulduğuna dair hiçbir iz göstermedi. Şunu söylemeliyim ki, bu durum gerçekten ilginç ve düşündürücü. Ben bu cümleleri yazarken dakika 80'igösteriyor ve skor 1-0 Galatasaray lehine.

Ama bana sorarsanız, bu maçın gerçek sonucu beraberlik olmalıydı. Topla oynama oranı, şut istatistikleri ya da ısı haritaları ne derse desin, beni ilgilendirmiyor. Sonuçta, ne sonucun ne olacağını ne de skorun kaç kaç biteceğini kestirebiliyorum.

Ama şu bir gerçek ki, eğer Galatasaray kazandıysa Beşiktaş, eğer ise maç beraberlikle sonuçlandıysa ya da ev sahibi ekip kazandıysa Galatasaray, suçlu aramak yerine kendi hatalarını gözden geçirmeli. Maçın büyüklüğünü ve önemini idrak edemeyen tek kişi hakem değildi kesinlikle. Sergen Hoca ve Okan Hoca'dan beklediğim performansı alamadım ne yazık ki.

Galatasaray’ın Liverpool maçı öncesi bu durumu anlayabilirim elbette. Ancak Beşiktaş'ın durumu ne olacak merakla bekliyorum.

⚽ Maçların tamamını Resmi kanallardan izlemek için t... ⚽