BAŞLIK: Hakemin Düdüğünde Kaybolan Adil Oyun Futbolun görsel şöleni derbi, çoğunlukla sahada sergilenen ustalığın ve taktik zekanın yanı sıra, hakemin kararlarına da bağlıdır. Galatasaray ile Beşiktaş JK'nın karşı karşıya geldiği son maç, bu durumun en net örneklerinden biriydi.

İlk yarıda Galatasaray'ın oyunun kontrolünü elinde tuttuğu görülürken, ikinci yarıda Beşiktaş forvetlerinin kaleci Uğurcan Çakır nezdinde gösterdiği çabanın mükemmel bir dökümünü izledik. Hemfikir olduğumuz bir nokta var ki; eğer sahadaki hakem adaletli davransaydı, bu karşılaşmanın talihi belki başka yerlere dalabilirdi.

Oyuna hemen başlamışken Victor Osimhen’in kaleci Ersin Destanoğlu'nun dizine müdahalesi, kimseyi şaşırtmayacak şekilde kırmızı kartı hak ediyordu. Ancak hakem, bu kesinlikle kırmızı kartlık hareketi sadece sarı kart ile sonlandırınca, ortalıkta bir hayal kırıklığı dalga dalga yayıldı. Bu durumun ardından Leroy Sane, meydana çıkan itiş kakışın ardından rakip oyuncunun bileğine acımasızca basıyor.

Tekrarlanan bu durumun karşılığının yine kırmızı kart olması gerekirken, hakem maalesef bu gerekliliği göz ardı etti. Sane'nin Osimhen'easisti sonrası oluşacak senaryonun nasıl değişebileceğini düşünmek bile insanı ürpertiyor. Bazı maçlar vardır ki, onları sadece sahada oynanan futbol üzerinden değil, hakem hataları üzerinden de değerlendirebiliriz.

Çünkü bu tür karşılaşmalarda kaderi çizen oyuncuların performansı değil, hakemin kararları oluyor. Sane, aynı hatayı tekrarlayınca hakem çok geç de olsa kırmızı kartını çıkararak onu oyun dışına gönderdi. Ancak bu kararın daha önce verilmesi gereken bir durum olduğunu söylemek gerekiyor.

Evet, Osimhen'in attığı gol, canlı yayında bana da ilk izlenimde ofsayt gibi geldi. Ancak sonrasında yapılan incelemeler sayesinde bu düşüncem değişti, hakemlerin kararını kabul ettim. Ancak şu bir gerçek ki, daha adil bir hakemle, belki de Galatasaray ilk yarıyı sadece dokuz kişi tamamlayabilirdi.

Osimhen ve Sane'nin dışarıda olduğu bir senaryoda her şey farklı olabilirdi. Tabii ki, bu durumda Beşiktaş JK'nın hakem kararlarına rağmen maçı kazanma şansı da vardı. Eğer Osimhen, Beşiktaş forması giymiş olsaydı, belki de bu maç Beşiktaş'ın lehine sonuçlanabilirdi.

İşin bir başka yüzü de bu. Galatasaray, maç boyunca üç net pozisyon bulabildi ve bu pozisyonlardan birinde gol sevinci yaşadı. Beşiktaş ise bu sayıya yakın fırsat yakaladı ancak bu fırsatları değerlendiremedi.

Bazen oyuncuların kötü şutları, bazen kaleci Uğurcan'ın iyi kurtarışları, bazen de topun farklı bir yön alarak oyun alanını terk etmesi söz konusu oldu. İşte bu noktada, eski bir futbol deyimi aklıma geliyor: "Olmayınca olmuyor. " Sonuçta, kazanan Galatasaray oldu ve onları tebrik etmek gerekir. Ayrıca, oyuncuların yerde kalmasına ceza yerine oyunu durduran Ozan Ergün'üde ayrıca alkışlamak lazım.

Bu derbi, hem futbolun güzelliklerini hem de adaletin gerekliliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Bu tip durumlar, futbolun sadece sahada oynanan bir oyun olmadığını, aynı zamanda hakemin düdüğü ve adil yönetimiyle de yakından ilgili olduğunu bir kez daha kanıtladı. Google'aTopSportLive yazarak da izleyebilirsiniz.

⚽ Maçların tamamını Resmi kanallardan izlemek için t... ⚽